Tuhaf bir Ezgi
S ıkıca birleştirdiğim avuçlarımı kulağıma doğru yaklaştırıp bir süre boyunca pır pır sesini dinledim. Ta ki mutfaktaki su ısıtıcısının uyarı sesini duyana dek. Parmaklarımı hafifçe araladım. Bir süredir karanlığın içerisinde çırpınan güve, hafifçe aralanmış parmaklarımın arasından sızan gün ışığını görür görmez son bir gayretle kanat çırptı ve kendisini hapseden parmaklardan kurtuldu. Yalpalayarak, açık pencereden dışarı doğru uçup gitti. Avuçlarımın içerisindeki pulları masanın üzerine üfledikten sonra sandalyeden kalkıp gerindim. Can sıkıntımı dağıtmak için istasyonun içinde yürümeye başladım. Duvarı boylu boyunca kaplayan cam kapaklı dolapların önünden geçerken yansımamı fark edince donup kaldım. Yanaklarımı çortluk gibi saran kılların ve sağ gözümün üzerindeki yeşil morluk dışında; suratımda korkunç bir memnuniyetsizlik ifadesi vardı. Dayımın sahip olduğu bu istasyonda üç aydan fazla bir zamandır çalışmanın getirmiş olduğu bıkkınlığın yanında, üç hafta önce yaşadığım olayın etkisi...


.jpeg)